Kayseri’nin özelliği
Kayseri’de görev yapan bir devlet memuru bir başka yere tayinolmuş. Oradaki mesai arkadaşları ona sormuşlar:-Kayseri nasıl bir il, nasıl bir yer?-Vallahi arkadaşlar ben Kayseri’de birkaç sene kaldım. Fazla bir özelliği yok. Sadece şunu gördüm. En büyük özelliği ramazan bitiyor kış başlıyor, kış bitiyor ramazan başlıyor.

Ali Dağı kadar kabak yetiştirmek
Tokat’ın kazanları meşhur imiş. Bir Tokatlı ile Kayserili yan yana gelmişler. Tokatlı lafa bizim orada bir kazanlar yapılır diye başlamış ki ballandıra ballandıra anlatıyor. -Bizim Tokat’ta bir kazan yaparlar, Allah seni inandırsın, kazanın içine üç usta girer, birbirlerinin çekiç seslerini duyamazlar. Kayserili “hadi canım sende…” dememiş de bakın neler anlatmaya başlamış. Önce büyük bir keyifle başını sallamış ve başlamış anlatmaya: -Doğru hemşerim doğru… Bizim orada da Talasaltı denen bir yer var. Allah seni inandırsın, öyle bereketli topraklarda öyle büyük kabak yetiştirirler ki, kabağın büyüklüğünden Ali Dağı görünmez olur. Tokatlı “hık mık” diyecek olmuş, Kayserili daha devam ediyormuş: -Sonra, sizinkiler o kadar büyük kazanları ne için yapıyorlar? İşte bizim kabakları pişirebilmek için… Bu kadar büyük kabak her kazanda pişmez değil mi Tokatlı hemşehrim! Adam ne yapsın söyleyecek söz bulamamış.

SİZ BEŞ KİŞİSİNİZ
Kayserinin Kabardey köyünün birinde güzel bir kız yaşıyormuş.Bu kızın şehirden bir kaseni varmış.Bir gün kaseni kizi evine kadar getirmiş. Bunu gören köyün delikanlıları çok kızmışlar ve köyün çıkışında çocuğun yolunu kesmişler.Seni dövecez arkadaş demişler.Delikanli ben yalınızım ama siz beş kişisiniz, bu adaletsizlik olmuyor mu demiş.Kabardeyler bir an duraklamışlar ve haklısın demişler.Bize bir dakika müsade et deyip ve on metre ötede wunafe(toplantı) yapmışlar.Sonra çocuğun yanına gelmişler ve tamam demişler.Hasanla Murat senin tarafından olacak.

Yine iyi sürdü
Pınarbaşı ilçesinde yaşayan Çerkezlerin imam nikahı yaptırınca imama bol bahşiş verme gibi bir adetleri varmış. Bir gün imamın biri nikah kıymış, bahşişini beklemiş ama vere vere imama bir havlu vermişler. İmam, boynunu bükmüş, ne desin garibim. Lakin aradan bir hafta geçmeden nikahını kıydığı gençler ayrılınca, köylüler imama takılmışlar:-Nasıl imamlık böyle, kıydığın nikah bir hafta sürmedi.İmam da şöyle cevaplamış:-Verdikleri bir havlu, bir havluya bu nikah gene uzun sürdü.

Keteyi de mi yemeyim
Kadının biri bir gün doktora gitmiş. Doktor:-Sen çok şişmanladın. Hamur işi yeme, demiş.Kadın:-Gezmedeki keteyi de mi yemeyeyim doktor bey?

Kayseriliyim
Kayserilinin biri işsizmiş. Yine bir gün evinden iş aramak için çıkmış. Sonunda bir ilan görmüş ve dalmış içeri. İş sahibi:-Niçin geldiniz?-İş ilanı için.-Nerelisiniz?-Kayseriliyim.-Tahsiliniz ne kadar?-Kayseriliyim.-Nereli olduğunuzu sormadım, tahsiliniz?-Kayseriliyim.

Kayserili ile Trabzonlu
Kayserili ile Trabzonlu zengin olmak için Amerika’ya gitmişler.Orada Trabzonlu iş bulamamış ve aç kalmış. Bir gün Amerika’nın sokaklarında dolaşırken tam yanında güzel bir araba durmuş. İçinden çok şık giyimli bir adam inmiş. Adam bakmış ki bu Kayserili arkadaşı. Ona sormuş:-Yahu arkadaşım. Sen nasıl oldu da bu kadar zengin oldun? Ben daha karnımı bile doyuramıyorum, şu yaptığın işi anlat ta ben de zengin olayım, demiş.Kayserili:-Makine ile adamların fallarına bakıyorum, demiş ve oradan uzaklaşmış. Bir gün Kayserili çarşıda dolaşırken Trabzonlu arkadaşına rastlamış. Arkadaşı o kadar şık giyinmiş ki aynı artistlere benzemiş. Kayserili ona sormuş:Daha dün açken bugün birden bire nasıl zengin oldun? Demiş.Sadece senin makineyi biraz daha geliştirdim. Adamlar ellerini koydukları zaman elleri içinde kalıyor. Ben de adamların ellerini kurtarmak için el başına 500 dolar alıyorum, demiş.Kayserili şaşkın:-Yahu daha önce benim aklıma gelmedi, demiş.

Kayserili ile Yahudi
Bir gün Yahudi pazara topal bir eşek getirir. Ancak eşeğin doğuştansakat olduğunun belli olmaması için nalı ters takar ve satacağı müşterilerine:-Nal ters olduğu için hayvan aksıyor, der.Eşeği pazarda bir Kayserili alır. Pazarlık bitip eşek ve para yeni sahiplerini bulunca Yahudi Kayseriliye takılır:-Kayserili hani kurnazdınız. Bak sana sattığım eşeğin ayağı naldan aksamıyor. Hayvan aslında sakattı, seni aldattım.Kayserili güler ve cevabını kondurur:-Var git işine, benim de sana verdiğim paralar sahteydi.

About these ads