Posts from the ‘Ebiç’ Category

İSLAMLU YÖRÜKLERİNDEN EBİÇ OBASI / EBİÇ KÖYÜ DİĞER ADIYLA HACI BAYRAM OBASI / S.Burhanettin AKBAŞ


İSLAMLU YÖRÜKLERİNDEN

EBİÇ OBASI / EBİÇ KÖYÜ

DİĞER ADIYLA

HACI BAYRAM OBASI

S.Burhanettin AKBAŞ

Ebiç adı nereden geliyor?
Ebiç, TDK’nın tarama sözlüğüne göre “Evliya, veli” demektir. (Tarama Sözlüğü s.1384) “Erenlere itikadı muhkem oldu dahi Hünkar varlığına ebice dedi, meğer ki ol tarafın halkı hazreti ebice dirlerdi, yani Oğuz dilince evliya demek olur.” (Bektaş XV.322)
TDK’nın Tarama sözlüğünde ise Ebiç, “Çocukların birbirine ellerini vurup kaçarak oynadıkları oyun” (Fethiye ve Köyleri, Muğla) olarak geçmektedir. (Derleme Sözlüğü, c.5, sayfa 1657) Bir de ebiçmek fiiline yer veren sözlük, ebiçmek fiilini şöyle anlatmaktadır:
Ebiçmek, ebişmek,ebinmek, ebişivermek, epişmek: Çocuğu sırtına alıp, sırtlamak. (B.Findos, Köprü- Şarkikaraağaç, Köke –Gelendost, Sücüllü, Örkenez- Yalvaç ve Köyleri, Eğridir ve Köyleri, Isparta; Kestel, Bucak –Burdur; Alandız –Alaşehir –Manisa; Zonguldak; Aşağıkuzlukçu, Akşehir, Beyşehir, Sarayönü- Konya; Akseki, Korkuteli, Bağkaya – Finike, Antalya; Çaltılar – Muğla)

 EBİÇ / HACI BAYRAM OYMAĞI
16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında Kocasinan İlçemize bağlı Ebiç köyü, İslamlu Nahiyesi içerisinde yer alıyordu. İslamlu Nahiyesi, o zamanki idari bölünmeye göre Kayseri’nin Ankara istikametindeki bir kısım yerleşim yerlerini içerisine alıyordu. Bugünkü Himmetdede ve Yemliha kasabalarının bulunduğu bölgeye İslamlu Nahiyesi denmekteydi.  Kızılırmak boylarındaki köyler de İslamlu’ya dahildi.
Ebiç Oymağının Oğuz/Türkmen oymaklarından biri olduğu zaten adından da anlaşılmaktaydı. Taa Göktürk döneminden beri kullanılan “evliya, veli” anlamındaki bu sözü muhafaza etmiş olması da bunun en büyük göstergesi idi. Kaynaklar Ebiç oymağının bir diğer adının bulunduğunu da belirtirler.  Ebiç oymağının kethüdası (boy beyi)  Hacı Bayram Veled-i Seydi imiş. Bu kethüdanın adından dolayı Ebiç oymağına da Hacı Bayram Oymağı denmeye başlamıştır.
16. yüzyılda Ebiç / Hacı Bayram Oymağının 1543 tarihinde 93 hane nüfusu varmış. Her Türk hanesini beşle çarparak ortalama bir nüfus elde edersek 465 rakamına ulaşırız. O tarihlerde 465 nüfusa sahip bir yerleşimin bugün bir kasaba veya ilçe olması gerekirdi. Demek ki daha sonraki tarihlerde köyden ya civar köylere ya da başka yerlere göç edenler olmalıdır diye düşünmekteyim.
Ebiç / Hacı Bayram Oymağının etrafında bir dizi mezraların yer aldığını da hemen belirtelim.  Bunlar arasında Ağin (Akin), Kozin (Koz İn) kışlak yerleri vardı. Emirhan, Çaput, Avşar, Toma ve Viran Ağıl mezraları bulunuyordu.
Köyün ileri gelenlerinden Bünyamin Çelik’ten aldığım bilgilere göre bu mezra adları bugün de vardır. Mesela, Çaput adı Mahzemin köyü sınırlarında bir yer adıdır. Avşar, Çeşme Arkası ve Tokat Yolu Muhitinde bulunan bir yer adıdır. Toma adına yöre halkı Tama diyor ve bugünkü Acıpınar mevkiinin eski adıdır. Viran Ağıl’a bugün Ören deniyor. Öte Keçe Mevkiinde olan bu yerleşim bugün Yamula Barajının içinde kalmıştır. Emirhan mevkiine ise bugün Emir Yeri denmektedir ve Ebiç Köyü sınırları içindedir.
Burada bir tespiti aktarmak isterim. Yörede geçen Emirhan ve Emir Yeri yer adlarının Hacı Bayram Oymağı ile ilgisi kurulabilir. Çünkü, Hacı Bayram Oymağı, Oğuz Türklerinin Eymir boyundan gelen oymaklardı. Buradaki Eymir adının zamanla emir ya da imir biçimine dönüştüğüne değişik örneklerde şahit olmuşuzdur. Burada da Eymir adının Emirhan (Eymir Han) veya Emir Yeri (Eymir Yeri) adlarından gelmesi pekala mümkündür.
1484 YILINDA EBİÇ’TE OTURANLAR
Bölük-i Hacı Bayram veled-i Seydi Hacı der kışlak-ı Ağ İn ve Koz İn tabi Çokgöz
Hacı Bayram
Mezkur kethüda-i cemaat-i İslamlu
Seydi Hacı
Peder-i mezkur
Yusuf veled-i O
Mücerred
Himmet birader-i Seydi Hacı
Begendik birader-i O
Mustafa veled-i Begendik
Mücerred
Şuayib veled-i Güvendik
Mücerred
Mehmed veled-i İsrafil
İsrafil veled-i Ali
Kasım veled-i Hamza
Ma’sum
Bahtiyar veled-i Seydi Bağıllu
Şehriyar birader-i O
Hızır birader-i Diğer
Mücerred
Emiri Fakih veled-i Ahmed
Bekir veled-i Süleyman
Beğlü Hoca veled-i
Ma’sum
Hızır veled-i İsmail
Mücerred
Ali veled-i Musa Mücerred
Mehmed Fakih birader-i O
Mücerred
Mustafa veled-i Hamza Fakih
Murad Şeyh
Emir Fakih birader-i O
Mücerred
İskender veled-i İbrahim Şah
Mücerred
Süleyman birader-i O
Mehmed veled-i Ömer
Evliya veled-i Mehmed
Mücerred
Mustafa birader-i O
Mücerred
İbrahim birader-i Diğer
Mücerred
Eşref veled-i Zeynel
İsa Hacı birader-i O
Ali veled-i Eşref
Mücerred
Bayram Hoca veled-i Halil
Mücerred
Saru Mehmed veled-i Aydoğmuş
Gazi Hacı
Taşgun veled-i O
Mücerred
Yenibeg veled-i
Burhan Mücerred
Yahşi Hacı veled-i Halil Ağa
Ali Beğ
Çullah
Kırık Ahmed
Döğer veled-i Süleyman
Mücerred
Sayfa 35
Mezraa-i Çaput ve Emir-yar
Nefer:40
Hane-i avarız: 20
1500 YILINDA EBİÇ’TE OTURANLAR
Bölük-i Hacı Bayram ‘an cemaat-ı Ebiç, der-kışlak-ı Ağin ve Kozin tâbi-i Çokgöz
Hacı Bayram veled-i Seydî Hacı
Yusuf birader-i O
Yakub Fakih biradereş imam
Ali birader-i O
Yahşi Hacı veled-i Halil Hacı
Hamza veled-i O Mücerred
Mustafa veled-i Beğendik
İbrahim birader-i O
Mehmed birader-i O
Ahmed birader-i O
Şuayb veled-i Güvendik Mücerred
Emin veled-i Memi Mücerred
Mürüvvet birader-i O Mücerred
Mehmed veled-i Musa
Hızır birader-i O Mücerred
İlyas birader-i O
Hüseyin veled-i Ali
Ahmed veled-i Saru
Yusuf veled-i O
Seydi Ali veled-i Yusuf Fakih
Hızır veled-i Tali
İlyas veled-i Bahtiyar
Şah Nigar veled-i Seydî
Seydî Ali veled-i O Mücerred
Mehmed veled-i İbrahim
İsrafil veled-i Ali
Emirze birader-i O
Ahmed birader-i O Mücerred
Mahmud birader-i O Mücerred
Kasım veled-i Hamza Mücerred
Ali veled-i Musa
Ahmed birader-i O
Himmet birader-i O Mücerred
Emirî veled-i Ahmed
Ahmed veled-i O Mücerred
Beğ veled-i Süleyman
Zikir birader-i O Mücerred
Beğli Hoca veled-i Sevindik
Hızır veled-i İsmail
İskender veled-i Ahmed
Evliya veled-i Mehemmedî
Mustafa birader-i O
İbrahim birader-i O
Şeyh Murad veled-i Süleyman Mücerred
Kadı birader-i O Mücerred
Halil veled-i Mehemmedî
Mehemmedî veled-i O Mücerred
Mehemmedî veled-i Ömer
Aydoğmuş birader-i O
Divane Mahmud
Ahmed veled-i Bahtiyar
Minnet veled-i Memi
Nefer 57
Hane 25
Mezraa-i Çaput ve Emirhan
Çaput Mezraında Mülk Sahipleri:
1.Mülk-i Hacı Hasan bin Hacı Davud
2.Mülk-i Süleyman veled-i İslam ve Hacı Bayram veled-i Seydî Hacı müşterek ale’s-sevâ
‘An Mezraa-i Çaput rub’ hisse Hâsıl An-galle 8 müdden 2 keylçe 262
‘An Mezraa-i Çaput rub’ hisse Hâsıl An-galle 8 müdden 2 keylçe 262
3.Mülk-i Verese-i Osman
‘An Mezraa-i Çaput nısıf Malikâne Hâsıl-ı
An-galle 54 müdden 1620
ÖĢr-i bağ ve bostan ve meyve ve kovan 63
An-galle 17,5 müdden 525
1570 YILINDA EBİÇ’TE OTURANLAR
CEMAAT-İ YÖRÜKAN-I İSLAMLU
Cemaat-i Ebiç nam-ı diger Hacı Bayram an İslamlu der mezraa-i Ağcain ve Korin ve Avşar veve Alpağıl ve mezraa-i Tama
İsa veled-i Emirze
Abdullah biraderi O
Harun veled-i Kasım
Mümin biraderi O
Bahtiyar veled-i İlyas
Asbar biraderi O
Seydiyar biraderi diğer
Şaban veled-i Şeyh Veli
Küçük veled-i Hızır
Mustafa veled-i Mahmud
Abdulkadir veled-i Hasan
Mustafa veled-i Sülemiş
Eyne Hoca veled-i Murad
Bayram biraderi O
Seydi biraderi diğer
Yahşi veled-i Hamza
Abdurrezzak biraderi O
Pir Mehmed biraderi diğer
İlaldı veled-i Evliya
Serbudak biraderi O
Şadgeldi biraderi diğer
Yusuf veled-i O
Piri veled-i diğer
Emir veled-i Mustafa
Mehmed veled-i O
Halil veled-i Hasan
Mustafa biraderi O
Hüseyin veled-i Yekdil
Gündoğmuş veled-i O
İlyas veled-i Mehmed
Oruç veled-i O
Kubad veled-i Mümin
İbrahim veled-i Yusuf
Ahmed veled-i O
Hamza veled-i Mehmed
Mehmed veled-i O
Himmet veled-i diğer
Emirze veled-i Hızır
Hızır veled-i O
Evliya veled-i Musa
Ali biraderi O
Kubad veled-i O
Şeyh Mehmed veled-i Eren Fakih
Mustafa veled-i Himmet
Musa veled-i diğer
Murad veled-i Ali
Ali veled-i O
Veli veled-i diğer
Hüseyin veled-i Mehmed
Kasım veled-i O
Emir Yusuf veled-i Mehmed
Budak veled-i O
Gayib veled-i diğer
İskender veled-i Muzaffer
Emirze biraderi O
Durak biraderi diğer
Riyal veled-i İskender
İskender veled-i O
Seydi veled-i diğer
Murad veled-i Gazi
Süleyman veled-i Şeyh Murad
Selman biraderi O
Yunus veled-i Mehmed
Ali biraderi O
Ömer veled-i O
Sevindik veled-i Ahmed
Ahmed veled-i O
Bayram veled-i Sevindik Mücerred
Ali veled-i İbrahim
Abdulkerim veled-i Ali
Abdulgani biraderi O
Seydi Ali veled-i Abdulhamid
Yahya veled-i Durak
İsa biraderi O
Mehmed biraderi diğer
İsa veled-i Tanrıvermiş
Tanrıverdi veled-i O
Şaban veled-i Ali
Hüdaverdi veled-i Hamza
Emir Ahmed veled-i Seydi Mehmed sipahizade
Kaya veled-i Hacı Bayram sipahizade
Şah Hüseyin veled-i Yusuf
Maksud veled-i O
Sefer biraderi O
Hâsıl-ı divani mezraa-i Ağcain ve Kozin 2850
Gendüm keyl 50 Şair keyl 50 Kıymet 600
Resm-i çift ve yerlü Bennak ve müzevvec Bennak 830
Resm-i Ganem 800
Nısf-ı öşr-i kovan 30
Nısf-ı öşr-i bostan 150
Resm-i tapu ve deştbani 60
Ba’dı Hevâ ve Resm-i Arusane 410
Malikane der mezraa-i Ağcain ve Kozin
Mezraa-i Ağcain Ebiç cemaati ziraat ederler
Mezraa-i Korin Ebiç cemaati ziraat iderler
Hâsıl-ı divani 660
Hâsıl-ı divani 660
Gendüm keyl 55
Şair keyl 55
Gendüm keyl 55
Şair keyl 55
Mezraa-i Tata Molu nam karye zımmileri ziraat iderler
Hâsıl-ı divani 1800
Hâsıl-ı malikane 1800
Gendüm keyl 90
Şair keyl 90
Gendüm keyl 90
Şair keyl 90
Mezraa-i Avşarviran Ağıl Ebiç cemaati ziraat iderler
Hâsıl-ı divani 880
Hâsıl-ı malikane 880
Gendüm keyl 90
Şair keyl 90
Gendüm keyl 90
Şair keyl 90
Terimlerin açıklaması:
1. Bennak : Yarım çiftlikten az araziyi tasarruf eden (ekip diken) ve elde ettiği kazançtan bir miktarını sipahiye yıllık vergi olarak veren kimse.
2. Caba : Ekip dikecek arazisi olmayan fakat ticaretle meşgul olanlardan alınan vergidir. Evlilerden yıllık 12, bekarlardan 6 akçe olarak alınırdı.
3. Pir-i fâni : Herhangi bir iş yapamayacak kadar yaşlı olup, vergiden muaf olan kimse.
4. Muhassıl : Devlete ait vergileri toplamakla görevli memur.
5. Nim : Yarım çiftlik arazi tasarruf eden (ekip diken) ve karşılığında belli bir miktar vergi veren kimse.
6. Mücerred : Çift vergisi vermekle yükümlü olan kimse ile aynı evde oturan bekar oğullara mücerred denir.
7. Çiftlik : Arazinin yerine ve verimlilik derecesine göre bir çiftlik yerin miktarı da değişirdi. Âla (yüksek verim alınan) topraklarda 60-80 dönüme bir çiftlik denirdi. Evsat orta derecede verimli topraklarda 80-100 dönüme bir çiftlik denirdi. Edna düşük verimli topraklarda ise 100-1500 dönüme bir çiftlik miktarı yer denilirdi.
8. Gendüm : Buğday
9. Şair : Arpa
10. Çift : Arazi vergisidir. En az bir çiftlik miktarı araziyi ziraat eden senede bir defa bulundukları eyalete göre on akçeden elli akçeye kadar alınırdı.
11. Galle (el-galle) : Zahire, mahsul (Genellikle arpa ve buğday için kullanılır.)
12. Asiyâb : Değirmen
13. Piyade-müsellem : Piyade : Yaya asker; Bunlar sefer zamanında günde iki akçe yevmiye ile hizmet edip, seferden sonra memleketlerine dağılırlar ve ziraatla meşgul olurlar. Buna karşılık her türlü vergiden muaf tutulurlardı. Bunların süvari kısmınada müsellem denirdi.
14. Reayâ : Osmanlı tebeası (halkı) daha çok Osmanlı köylüsü için kullanılmıştır.
15. Öşür : Mahsulden alınan onda bir veya daha yüksek orandaki şeri vergidir.
16. Penbe : Pamuk (öşr-i penbe : Pamuktan alınan vergi)
17. Piyaz : Soğan
18. Timar : Beslediği sipahilerle savaşa giden beylere verilen arazi.
19. Sipahi : Timar sahibi süvari asker.
20. Sipahizâde : Sipahioğlu
21. Ganem : Koyun
22. Kovan : Arı kovanı
23. Bâd-ı Heva : Bulunduğu bölgenin kanun ve geleneğine göre her yıl toprak sahibi tarafından toplanan örfi bir vergidir.
24. Keyilçe, keyl : Kile, tahıl, hububât ölçüsü. Ölçek.
25. Kıslak : Kışlık, kış mevsiminde iskan olunan yer.
26. Yaylak : Yazlık, yayla.
27. Gaib : Kayıp, yerinde bulunamayan.
28. Men : Batman, sıvı ve hububât için bir ölçü. Bazı yerde 2, bazı yerde ise sekiz okkaya denk gelirdi.
29. Resim : Vergi demektir. (rem-i ganem : koyun vergisi)
Karye-i Ebiç (Ebiç Köyü) 1831 Nüfus Sayımı
1.Köy İmamı Kara Sakallı Seyit Mehmet (50 yaşında)
Oğulları: Şab Ömer (12), Feyzullah (8), Ali (6), Mükremin (20)
2. Köyün eski muhtarı Karkınoğlu Kır sakallı Hasan (55)
Oğulları: Mehmet Memiş (40), Ali (30),
Mehmet Memiş’in oğulları:
Hüseyin (8), Abdülkadir (2), Mehmet (1)
3. Köy Muhtarı Aksakallı Öksüz Ahmet (60)
Oğulları: Mustafa (16), Şab Ahmet (12), Osman (8)
4. Deli Mehmet Oğlu Aksakallı Ali (60)
Oğulları: Şab Ali (12), Hüseyin (5)
5. Deli Mehmet Oğlu Kara Sakallı Memiş (30)
Oğullları: Ahmet (5), Mehmet (1)
6. Hüseyin Oğlu Şab Mehmet (15)
7. Mahmut Oğlu ter bıyıklı Mehmet (20)
8. Deli Mehmet Oğlu ak sakallı Mehmet (90 yaşında)
Oğlu Ömer (10)
9. Dal Ahmet Oğlu kara sakallı Hasan (30)
Oğulları: Halil (10), İbrahim (6), Ahmet (4), Mehmet (1)
10. Kamer Oğlu Kara Sakallı Mehmet (25)
Oğlu Abdurrahman (1)
11. Deli Ahmet Oğlu sarı sakallı Osman (30)
Oğlu Mehmet (2)
12. Kır sakallı Deli Ebubekir (60)
Oğulları: Emin (25), Ömer (20)
13. Deli Bekir Oğlu köse sakallı Mehmet (30)
Oğlu Veli (6)
14. Karaoğlu kara sakallı Mehmet (30)
Oğulları: Veli (8), Ali (4), Mehmet (1)
15. Cellat Oğlu kara sakallı Ali (30)
Oğlu Mustafa (2)
16. Kara Sakallı Kara İsmail (40)
Oğulları: Ali (20 –askerde), Mükremin (22), Mustafa (6)
17. Deli Ahmet Oğlu kara bıyıklı Ebubekir (25 – askerde)
18. İnkarcı Oğlu Kara sakallı Hasan (35)
Oğulları İsmail (8), Hasan (4), Mükremin (2)
19. Mustafa Oğlu ter bıyıklı Memiş (20)
20. Arıkoğlu kara sakallı Mustafa (30)
21. Akçe Oğlu ak sakallı Osman (100)
Oğlu Ebubekir (50)
Ebubekir’in çocukları Mehmet (3), Mehmet (2), Osman (2)
22. Deli Ahmet Oğlu kara sakallı Ali (35)
23. Deli Mehmet Oğlu ter bıyıklı Ömer (20)
Oğlu İbrahim (1)
24. Kör Ali Oğlu sarı sakallı Ali (30)
Oğlu Hasan (1)
25. Karkın Oğlu kara sakallı Ali (30)
Oğulları: Mehmet (8), Mustafa (6), Mükremin (1)
26. Kara İsmail Oğlu kara bıyıklı Mehmet (25)
Oğulları: Halil (8), Osman (4)
27. Genç Ali Oğlu kır sakallı Ali (45)
Oğulları: Kara Sakaklı Ömer (25 – askerde), Şab Hasan (15), Hüseyin (14), Mustafa (20)
28. Köse Oğlu köse Mustafa (30)
29. Odabaşı Oğlu sarı sakallı Cuma Mehmet (35)
Oğulları: Veli (8), Mehmet (10)
30. İmamoğlu ter bıyıklı Ali (16)
31. Kara İmam Oğlu kara sakallı Tahir (35)
Oğulları: Hasan (10), Süleyman (7), Mahmut (4), Mehmet (1)
32. Kapusuz Oğlu sarı sakallı Ahmet (30)
Oğulları: Mehmet (8), Mustafa (2)
33. Arık Oğlu kara sakallı Abdurrahman (30)
Oğulları: Mustafa (8), Osman (1)
34. İnkarcı Oğlu kara sakallı Hüseyin (35)
Oğlu Musa (16)
35. Eğri Oğlu kara sakallı Hasan (30)
Oğulları: İbrahim (10), Hasan (1), Mehmet (1)
36. Ahmet Oğlu kara sakallı Ali (30)
37. Arık Oğlu kır sakallı Ömer (40)
Oğulları: Mehmet (10), Hızır (4), Mükremin (2)
38.Kara Mustafa Oğlu kara sakallı İbrahim (25)
Oğlu Mustafa (1)
39. Ali Bey Oğlu ak sakallı Mehmet (60)
Oğulları: Ali (20), Mustafa (23), Mehmet (8), Kardeşi kara sakallı İbrahim (35)
40. Teke Oğlu kara sakallı Ali (30)
Oğlu Ebubekir (8)
41. Abdülkadir Oğlu sarı sakallı Mehmet (35)
42. Ömer Oğlu kara sakallı Ali (30)
Oğulları: Mustafa (10), Mehmet (6), Halil (3)
43. Karkın Oğlu ak sakallı Ebubekir (50)
44. Ahmet Oğlu Salih (4), kardeşi Mehmet (2)
45. Ali Bey Oğlu sarı sakallı Osman (30)
46. Ali Bey Oğlu ak sakallı Mustafa (70)
Torunu Ali (1)
47. Gizir Ak sakallı Deli Ömer (60)
Hane sayısı 47, nüfus 126
(Kaynak: Hüseyin Cömert, Kayseri’de İlk Nüfus Sayımı 1831, İl Kültür Müdürlüğü, Kayseri, 1993)
(Oğuz boyunun adını taşıyan Karkın Ailesine ve Oğuz Türkmen oymaklarının adını taşıyan Teke Ailesinin Ebiç köyünde bulunuşuna özellikle dikkat çekmek isterim.)
1834 TARİHLİ KAYSERİ TEMETTUAT DEFTERİNDE EBİÇ KÖYÜ
1.Ali Kethüda
(1 hane, ¼ bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, toplam bedeli 750)
2.Deli Ahmet Oğlu Ali
( 1/3 hane, 1/3 bağ, 1/3 tarla, 1/3 cehrilik, toplam bedeli 370)
3. Kardeşi Ömer
(Ali ile aynı 1/3)
4. Kardeşi Osman
(Kardeşleri Ali ve Ömer’le aynı 1/3)
5. İbrahim Oğlu Ömer (1/2 hane, ½ bağ, ½ tarla, toplam bedeli 400)
6. Yeğeni Mehmet
(İbrahim Oğlu Ömer’le aynı (1/2)
7. Kör Ali Oğlu Kör Ali (1/2 hane, ½ bağ, ½ tarla, ½ cehrilik, toplam bedeli 450)
8. Yeğeni Mehmet
(Kör Ali Oğlu Kör Ali ile aynı ½)
9. Koca Kethüda Oğlu Mehmet
(1 hane, ¼ bağ, 1 tarla, toplam bedel 680)
10. Karkın Oğlu Ali
(1 hane, 1 tarla, toplam bedel 160)
11. Türkmen Oğlu Hasan Oğlu Ali
(1/4 hane, ¼ tarla, toplam bedel 150)
12. Kardeşi İbrahim (Yetim)
(Türkmen oğlu Hasan oğlu Ali ile aynı ¼)
13. Kardeşi Ahmet (Yetim)
(Türkmen oğlu Hasan oğlu Ali ve İbrahim ile aynı ¼)
14. Kardeşi Hasan (Yetim)
(Türkmen oğlu Hasan oğlu Ali, İbrahim ve Ahmet ile aynı ¼)
15. Kara İsmail Oğlu Mehmet
(1/2 hane, ½ bağ, toplam bedel 280)
16. Kardeşi Mükremin
(1/2 bağ, toplam bedel 140)
17. Mehmet’in Oğulluğu Halil
(1/3 hane, 1/3 bağ, 1/3 tarla, toplam bedel 260)
18. Mehmet’in Oğulluğu Osman
(Halil ile aynı 1/3)
19. Mehmet’in kardeşi Ali (askerde)
(½ hane, 1/3 bağ, 1 tarla, toplam bedel 350)
20. Genç Ali Oğlu Ali
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, toplam bedel 900)
21. Kara İmam Oğlu Tahir
(1 hane, bedeli 120)
22. Kara Oğlan Oğlu Deli Bekir (İkinci Muhtar)
(1/3 hane, 1/3 bağ, 1/3 tarla, 1 cehrilik, toplam bedel 375)
23. Köse Mustafa Oğlu Mehmet
(1/2 hane, 1/3 bağ, 1/3 tarla, ½ cehrilik, toplam bedel 375)
24. Kardeşi Mustafa
(Mehmet ile aynı, 375)
25. Kara Oğlan Oğlu Kara Mehmet
(1 hane, ½ bağ, 1 tarla, toplam bedel 520)
26. Cellat Oğlu Deli Ali
(1 Bağ, bedeli 120)
27. Ebraş Oğlu Cuma
(1/2 bağ, 1 cehrilik, bedeli 225)
28. Oğulluğu Derviş Mehmet (askerde)
(1 hane, 1 bağ, bedeli 250)
29. Kapusuz Oğlu Ahmet
(1 hane, 1 bağ, 1 cehrilik, bedeli 450)
30. Kel Hasan
(1 hane, 1/3 bağ, 1/3 tarla, 1 cehrilik, bedeli 500)
31. Çoruk Oğlu Abdurrahman
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 650)
32. Kel Hüseyin
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 550)
33.Mıstık Oğlu Memiş
( 1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 350)
34. Ağca Oğlu Bekir
(1 hane,1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 600)
35. Eğrinin Oğlu Hasan
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 625)
36. İkiz Ahmet
(1 hane, 1/3 tarla, ½ bağ, bedeli 200)
37. Karkın Oğlu Kara Hasan
(1/2 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 400)
38. Deli Hüseyin Oğlu Memiş
(1 hane, 1 bağ, 1 cehrilik, bedeli 350)
39. Kadri Oğlu Mehmet
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, 1 cehrilik, bedeli 400)
40. Arık Oğlu Ömer
(1 hane, 1 tarla, bedeli 250)
41. Ömer Oğlu Ali
(1 hane, 1 tarla, 1 bağ, bedeli 300)
42. Hayta Oğlu Ömer
(1 hane, 1 bağ, 1 tarla, bedeli 550)
43. Kara Mustafa Oğlu İbrahim
(1 bağ, 1 tarla, bedeli 100)
44. Ali’nin Oğlu Osman
(1/4 hane, 1/8 bağ, bedeli 110)
45. Kardeşi Mustafa
(Osman ile aynı, 110)
46. Kardeşi Mehmet
(Osman ve Mustafa ile aynı, 110)
47. Kardeşi Ali (askerde)
(Osman, Mustafa ve Mehmet ile aynı, 110)
(Hane sayısı 47, toplam bedel: 16.160)
(İsmet Demir, Kayseri Temettuat Defteri Cilt 2, Kayseri, 1999, s.113-116)
EBİÇ KÖYÜNDE YER (MEVKİ) ADLARI
Abdallar
Acem Kuyusu
Ada Tarla
Akça Kale
Ali Söğüdü
Asbab Deresi ( Esbap Deresi)
Aşağı Sulu
Avşar
Bağsık Dere
Bahçecik
Bal Kayası
Balaman Yeri
Ballıca
Boruklu Yer
Büyük Yer
Cin Deresi
Cuma Kale
Cumanın Dere
Çağla Oku
Çal
Çallığın Dölek
Çanakçı Oğlu
Çaput
Çayır
Çeşme Önü
Çilek
Çişme Arkası (Çeşme Arkası)
Çukur Yer
Dadağı Altı
Dağın Dibi
Damlalı
Değirmen Ocağı
Dere İçi
Deve Taşı
Dikili Taş
Düğnüklük
Eğrinin Kısık
Emir Han
Emir Yeri
Gala (Kale)
Gök Yar
Guzuluk (Kuzuluk)
Harmanlar
İkiz İn
Kaklık dere
Kal’anın Ardı (Kalenin ardı)
Kalenin Başı
Kamaz Maşadı
Kamuşlu Dere (Kamışlı Dere)
Kara Yalak
Kel Ahmet’in Tepe
Kıran
Kırk İn
Kızıl Dikme
Kızıl Burun
Kızıl Kaya
Kilise
Kirişkar
Koca bağ
Körpelik
Körpınar
Köse Bükü
Kurt Deliği
Kuş Tepesi
Kuyu Ayağı
Menterlik
Ok
Omal Yamacı
Ören
Örtin (Örtülü İn)
Öte Geçe (Öte Keçe)
Özün Aya
Sakallının Ören
Sulak
Şaban Özü
Taf Yolu
Tama (Toma)
Tavşan Tepesi
Tokat Yolu
Topak Taş
Türkmen Deresi
Üç Daş (üç Taş)
Viran Ağıl
Yamula Yamacı
Yar Başı
Yayla Başı
Yaylalüğün
Yidiler (Yediler)
Yosunca
Yukarı Bağ
Yukarı Sulu
Yüce Burun
Ziraat (Ziyaret)
KAYNAKÇA
  1. TDK Derleme Sözlüğü
  2. TDK Tarama Sözlüğü
  3. İsmet Demir, Kayseri Tamettuat Defteri, C.II, Kayseri, 1999
  4. Hüseyin Cömert, Kayseri’de İlk Nüfus Sayımı 1831, Kayseri, 1993
  5. S.Burhanettin Akbaş, Kayseri’de Yörükler Türkmenler, Kayseri, 2005
  6. S.Burhanettin Akbaş, Kayseri’de Türk Boyları, Kayseri, 1997
  7. Mehmet İnbaşı, 16. Yüzyıl Başlarında Kayseri, Kayseri, 1992
  8. Mehmet İnbaşı, 1484 Tarihli Kayseri Tapu Tahrir Defteri, Kayseri, 2009
  9. Mehmet İnbaşı, 1500 Tarihli Kayseri Tapu Tahrir Defteri, Kayseri, 2009
  10. Mehmet İnbaşı, 1570 Tarihli Kayseri Tapu Tahrir Defteri, Kayseri, 2009
  11. Refet Yinanç- Mesut Elibüyük, Kayseri İli Tahrir Defterleri, 3 cilt, Kayseri, 2009
Fotoğraflar:
S.Burhanettin AKBAŞ
Neşe AKBAŞ
Mustafa ORHAN

YAMULA BARAJI GEZİSİ 2

Yamula adı bu bölgeye sonradan verilmiş bir isimdir. Barajın yanındaki kasabanın adı Osmanlı kaynaklarına göre Yemliha-i İslamlu idi. Zamanla Yemliha oldu. Halk ise bu bölgeye “Yamula” adını veriyordu. Hatta yöre patlıcanları ile ünlüdür ve bu bölgede üretilen yerli patlıcana “Yamula Patlıcanı” deniyor. Bu isim resmi kayıtlara bugüne kadar geçmemişti. Bu barajla birlikte ilk defa halkın kullandığı isim benimsenmiş oluyor.
Ebiç köyünün seyrangahında çok güzel bir derinlik ile karşı karşıyayız. Gerek köyün göntüsü, gerek Yemliha Kasabası ve karşımızda Erciyes çok güzel görünüyor. Hemen arkamızda ise Yamula Baraj gölünün enfes görüntüsü var. Yamula Baraj Gölünün bu bölümünde çok kısmi bir ağaçlandırma faaliyeti var. Ama hiç yeterli değil. Yamula Barajı’nın yeşil bir örtüye kavuşup kavuşmayacağı da şüpheli… Ancak kamu arazileri, dağlar tepeler yeşillendirilebilir. Gölün yakınlarındaki şahıs arazileri ise nasıl ağaçlandırılabilir ki…
Yamula Barajı, Kayseri Şehir Merkezinin 30 km kuzeybatısında Kızılırmak nehri üzerine kurulmuş enerji ve sulama amaçlı Türkiye’nin önemli projelerinden birisidir ve 100 MW gücündedir. Yıllık üretim kapasitesi 423 milyon kwh‘dir.Yap-işlet-devret modelinde inşa edilmiş ve işletme süresi 20 yıldır. Bugüne kadar özellikle sulama konusunda ciddi adımların atılmamış olmasıyla da eleştiri konusu olmuştur.
Ebiç köyünden Kemer Köyüne ulaşıyoruz. Kemer Köyüne ne zaman uğrasam hep bir düğünle karşılaşırım. Bu kez de adet bozulmadı. Yüksekçe bir tepedeki ay yıldızlı al bayrağımız göklerde dalgalanırken, müzik sesi de köyün her yanını sarmıştı. Şimdi Tanrı misafiri olarak vakit öğle suları olduğuna göre düğün yemeğine oturmak vardı ama yol bizi bekliyordu.
Kemer köyünden Emmiler hattına ulaşmaya çalışıyoruz. Tarım yapılmış, güzel ve bereketli toprakları geçerken bir tepeden Emmiler, cennet manzarası gibi görünüyor. Yukarılara doğru sıralanmış bağlar yemyeşil bir örtü sunuyor. Aşağısı deniz. Köy, bu denizin kıyısında kalmış. Yeni yapılanmalar hızla sürüyor. Emmiler, Çevril, Taşhan ve Kuşçu’da da durum aynıdır. Sanırım bir beş on sene içerisinde bu yapılaşma böyle sürerse buralar tanınamaz hale gelecektir.
Bu bölgede ilginç bir yol durumu da ortaya çıkmıştır. Emmiler, Çevril, Taşhan hattından Boyacı ve Kuşçu’ya yol yoktur. Haritayı elinize alın bir bakın… Dediklerim tamamen doğrudur. Bu komşu köylere ulaşmak için tekrar Kayseri’ye dönüş yapıp Vartan köyünden Erkilet’e inip Erkilet’ten tekrar Boyacı ve Kuşçu’ya giden sapağa dönüyorsunuz. Yani aynı yolu iki kez kat etmeniz gerekiyor. Buna bir acilen bir çözüm bulunması lazım. Kayseri’nin burnunun dibinde adeta bir yol faciası var. Taşhan, Kuşçu ve Emmiler güzergahı, mutlaka daha kestirme bir yerden Boyacı ve Kuşçu’ya bağlanmalı diye düşünüyorum.
Yol meselesini geçtikten sonra biz Emmiler’den yolumuza devam edelim ve Taşhan’a ulaşalım. Burada eski Taşhan’ın sular altında kalan bölümünü seyrediyoruz. Bu yıl sular biraz daha yükselmiş. Karşı yamaçta ise yeni Taşhan, yamaçta gözüküyor. Yapılaşma sürerken kum taşıyan bir kamyonun devrildiği haberini alıyoruz. Yollar çok sarpmış ve zaman zaman böyle kazalar oluyormuş.
Taşhan’dan bizi tekrar Emmiler tarafına yönlendirdiler. Orada bölgenin tek yeşil alanı Fındıklı var. Eskiden kalma bir bitki örtüsü… Çok güzel bir suyu var. Yol bu yıl daha yeni greyder görmüş ve düzleştirilmiş. Ulaşmakta zorlansak da Fındıklı’yı beğendik. Adından da anlaşılacağı üzere bu bölgede fındık ağaçları var ve fındık yetişiyor. Gerçi fındıklar daha olmamıştı ama Fındıklı’nın serinliği ve buz gibi suyu bize yetti doğrusu.
Fındıklı’dan Çevril’e ulaştık. Çevril yeniden yapılanırken artık caddeler ciddi ciddi oluşmaya başlamış. Yeni Çevril de yamaçta kurulu artık.
Çevril’den tekrar Kayseri’ye dönmek zorunda kalıyoruz. Boyacı ve Kuşçu hemen karşımızda ama yol olmadığı için biz geri dönmek zorundayız. Vartan köyünden aşağı inip Erkilet’ten yukarı doğru çıkmak zorunluluğu var.
Erkilet tarafından Baraj göletinin bulunduğu yere hemencecik ulaşıyorsunuz. Yolda bir araç trafiği ki sormayın gitsin. İnsanlar akın akın baraj göletine koşuyorlar. Hani fıkralara konu olmuş “Kayserililerin deniz özlemi” sanki Yamula Barajı gerçekleşmiş oldu. Daha herhangi bir tesis yok ama vatandaş kendi çapında kahve ve çay içmek için deniz kenarına bir şeyler yapmış. Mısır satanlar, meşrubatçılar derken kalabalığın olduğu yere yönelik bizim alışılmış hizmet sektörümüz canla başla faaliyete geçmiş bile. Baraj gölünün bizlere deniz havasını aksettirdiği kesin… Nem hissedilir derecede var. Eskiden gittiğimiz yolun bir anda kesilmiş hali garip geldi bana. Yol, bir yerde tükeniyor ve yolun bittiği yerde uçsuz bucaksız bir deniz uzanıyor. Hemen denizin kıyısına kurulup suyun serinliğini almak istiyorsunuz. Denize girip yüzenler var. Sadece insanlar değil, üç tane ördek de sahilde büyük bir keyifle yüzüyor. Sonra limanımız da var artık. Yatla deniz gezintisi yapmak isteyenler için yarım saatlik bir Yamula Baraj Gölü turu adam başı 3 TL… Malum Ankara havaları ile deniz yolculuğu yapıyorsunuz. Meşrubat isterseniz yatta satılıyor zaten. Bizim insanımız çadırlarını denizin kenarına kurmuş. Geceyi burada geçirenler de var. Denizin kenarında deniz rüzgarını ciğerinize doldurarak uyumak keyifli olsa gerek.
Yamula Barajında balık da var artık. Bana dört beş çeşit balık adı saydılar. Bazı vatandaşlar, artık kayıklarıyla da balık avındalar. Herkes rızık peşinde…
Bölgedeki insanların büyük bölümü Kayseri’de oturuyor. Kışın 8-10 hane ev kalan köyler, yazın iyice şenleniyor ve 50-60 haneye yükseliyor. Yollarda gurbetçi arabalarına sık sık rastlanıyor. Yeni yapılan evlerin çoğu da villa tipi artık. Hele gurbetçilerimiz, Avrupa’daki birikimlerini buraya aktarırken orada gördükleri ev tiplerini de yöreye taşımışlar.
Yamula’da görüştüğüm insanlar, Kayseri’nin ikliminin değiştiğini sık sık ifade ediyorlar. Onlar “Bir kere nem arttı, fark etmiyor musunuz” diyorlar. Yine vatandaşa göre, Kayseri’de artık çok şiddetli kışlar yaşanmayacak. Çünkü, sıcaklık ortalaması ve yağış miktarı da artmakta imiş. Ben bu konunun uzmanı değilim ve sadece onları dinledim. Onlar, her şeyden memnun gözüküyorlar. Yamula Barajında suya girenlerin dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum. Baraj gölü hala su topluyor ve suya girilen yer çok iyi tanımlanan bir sahil değil elbette. Böyle olunca tedbiri elden düşürmemek lazımdır. Çoluk çocuk hep suda… Allah göstermesin, üzüntü veren haberler duymak istemiyoruz.

Yamula Barajı Gezisi 1

Yemliha adını neden Yamula yaptık pek anlayamıyorum.
Yemliha, halk arasında yedi uyurlar olarak bilinen ashab-ı kehf (mağara arkadaşları) ‘ den birisidir. Rivayete göre zalim hükümdarın elinden kaçan yedi genç yeni gelecek peygamberi bulma ümidiyle yola çıkarlar ancak hükümdar ve askerleri onları kovalamaktadır. Bunun üzerine bir mağaraya sığınırlar ve farkında olmadan üç yüz dokuz yıl uyurlar.
İslam Tarihinin bu önemli kıssası Kur’an-ı Kerim’de Sure-i Kehf’te dile getirilir ve bugün halk arasında anlatılan Yedi Uyurlar Kıssası’nın Kur’an-ı Kerim’den kaynağını aldığını açıkça görürüz:
(Sûre-i Kehf, âyet 17-18)
Meâl’i: “Ve güneşi görürsün ki, doğduğu zaman onların mağaralarının sağ tarafına meyleder ve gurup ettiği vakit de onların sol taraflarına dönüverir ve onlar ondan bir geniş orta yerdedirler. Bu Allah’ın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse o hidayet bulmuş olur ve kimi de idlâl (hidayetten mahrum) ederse artık onun için bir irşat edici, yardımcı bulamazsın.
Ve onları uyanıklar sanırsın, halbuki, onlar uykudadırlar ve onları sağ taraflarına ve sol taraflarına çeviririz ve köpekleri de iki kolunu kapı tarafına uzatmış bir haldedir. Eğer onların bu hallerine muttali olsa idin elbette onlardan döner firar ederdin ve onlardan korku ile dolardın.”
İşte Yemliha ismi de kaynağını bu kıssadan alır. Yedi uyurların isimleri Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şâzenuş idi. Yedinicisi ayet-i kerimede de açıklandığı gibi bir çobanın köpeği idi.
Bizim bölgemize Kızılırmak Vadisine yerleşen Yemliha-i İslamlu diye bir Yörük obası vardır. Bugünkü Yemliha Kasabasının adı bu yörük obasından gelir. Yemliha’nın adının yanında İslamlu adının geçmesinin sebebi şudur: 15. ve 16. yüzyıl kayıtlarında Kayseri’nin bu bölgesinde İslamlu adında bir nahiye vardır. Bu nahiye bugünkü Yemliha kasabasını ve Himmetdede ve civarını içine alıyordu. Kayseri’nin Ankara istikametindeki bu bölgede Yörük/Türkmen oymakları yerleşik hayata geçmiş ve İslamlu adında bir nahiye oluşturmuşlardı. Bu Yörüklerin bu adı almalarının bir sebebi de Karamanoğlu Beylerinden İslam Bey’den geldiği ifade edilir. Lakin, bu Türkmen oymaklarının geliş yolu büyük ölçüde Halep, Urfa ve Maraş üzeridir.
Ben de bir yazımda Kayseri’nin bu bölgesinde hâlen bir ilçe bulunmadığına dikkat çekerek Himmetdede ve Yemliha’nın merkez kabul edileceği bir İslamlu İlçesinin kurulabileceğini söylemiştim.
Osmanlı bu yüzyıllarda bir köyü veya kasabayı tek başına merkez alarak kazaları kurmuyordu. Bölge adıyla kazalar oluşturuyordu. Mesela Ali Dağı ilçesi, Erciyes Dağı İlçesi, Sahra Kazası, Koramaz Kazası, Irmak Kenarı Kazası gibi… Durum böyle olunca İslamlu da bir yerleşim yerinin adı değil, bu bölgedeki tüm yerleşim yerlerinin adıydı. Bölgede şu anda iki kasaba ve birçok da köy var. Hepsine verilen ortak ad ise İslamlu’dur.
Biz 26 Temmuz Pazar günü bir arkadaş grubuyla Yamula Barajı gezimizi gerçekleştirdi. Yemliha uğramadan önce Tekgöz Köprüsüne uğradık ki gerçekten bizim için önemli değerlerden biridir.
GÖKKUŞAĞI GİBİ BİR KÖPRÜ: TEKGÖZ KÖPRÜSÜ
Kayseri – Ankara yolu üzerindeki Tekgöz Köprüsü 1203 yılında yapılmıştır ve Selçuklu dönemi eseridir.
Evliya Çelebi 1649 yılında Kayseri’ye gelir. Batı istikametinde Niğde’ye giderken Tekgöz köprüsünden geçer. Seyahatnamenin aslında bu köprüden bazen Yalnız Göz ve bazen de Tek Göz olarak bahseder. Gökkuşağına benzettiği köprünün bir benzerinin Bosna-Hersek’te Mostar Köprüsü olduğunu söyler.
Tekgöz Köprüsü, Sultan II.Rükneddin Süleyman Şah zamanında, H.599/1202-1203 yılında Kayserili Hacı Ali Şir Bin Hüseyin tarafından yaptırılmıştır. 120 metre uzunluğundaki köprünün iki kemeri arasında kalın bir sülüs yazı ile yazılmış kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabede şu ifadeler geçmektedir:”Bu köprüyü fetihler sahibi, İslam ve Müslümanları şereflendiren, din ve dünyanın dayanağı Düşmanlarını kahreden, Kılıç Arslan oğlu Süleyman zamanında Emir-ül Müminine yardım eden, Kayserili Hüseyin oğlu Allah’ın rahmetine muhtaç. Bedreddin Hacı Ali Şir H/599 (M/l 203) yılında (inşa etti)”
Ben bazı yazılarda bu köprünün vakfından gelen insanların Kayseri’de hâlen mevcut olduklarıyla ilgili bilgileri hatırlıyorum. Kayserili Bedrettin Hacı Ali Şir’in yaptırdığı bu mükemmel yapının hâlâ tarihi ve turistik bir değer olarak ortaya konamamış olmasına ise şaşıp kalıyorum.
Evliya Çelebi, çok doğru söylemiş. Ben daha da ileri gidiyorum ve diyorum ki Bosna Hersek’teki Bosna Köprüsünden daha da eski olan bu köprü, Kayseri’de öne çıkarılması gereken tarihi bir yapıdır. Böyle estetik, böyle bir gökkuşağı nerede görülmüş Allah aşkına… Nasıl olur da buraya sahip çıkmamışız hayretler içindeyim.
Bu köprü bence aydınlatılmalı ve etrafına sosyal tesisler inşa edilmelidir ve bugünkü Ankara yoluna bu kadar yakın olan bu gökkuşağı köprüyü insanlara göstermeliyiz diye düşünüyorum.
YEMLİHA KASABASI
Biz bu sefer ki gezimize ilk güzergah olarak Yemliha Kasabasını seçtik. Yamula Barajını orada görmek istedik. Baraj gölünü görmeden önce Kızılırmak üzerinde yün yıkayan kadınlarla karşılaştık.
Kayseri’de “Yamula Patlıcanı” meşhurdur biliyorsunuz. Patlıcanların olup olmadığını sorduk. Yeni yeni çıkıyor, bir haftası var dediler.
Yeniden irtifa kazanıp Ebiç köyüne doğru yükseklere çıkmaya başladık. Oradan Yemliha Kasabasını daha yükseklerden görme şansımız oldu. Tabii ki bol bol panorama çektik.
Ebiç köyünün içinden geçip Baraj Gölüne doğru çıktığımızda ise gerçekten birkaç türlü nefis manzara karşımıza çıkıyordu. Birincisi, Ebiç ve Yemliha karşımızda duruyordu. Buradan da yine panoramik görüntüler aldık. Karşımızda Erciyes’in nefis bir manzarası vardı. Kaç gündür kapalı giden hava, bugün (Pazar günü) nasıl olmuşsa bize müsaade etmişti. Arkamızda ise Yamula Barajının harika görüntüleri bizi bekliyordu. Ben hem kamera hem de fotoğraf makinesini kullanarak bunları bir bir kayıt altına aldım.
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.