>

Böyle yazılar yazmak hep zordur.
Ölüm’le ilgili, Ölenlerle ilgili şeyleri anlatmak insana hep zor gelir.
Ancak Ölüm, hayatın belki de en gerçekçi yanı.
Ne olursan, kim olursan ol sonunda malum yere yolculuk kaçınılmaz.
Nitekim 7 Mayıs 2010 Tarihi itibarı ile ebediyete uğurladığımız değerli Ahmet Asma Hocamız uzun bir süreden bu yana gördüğü tedavi’nin de etkisi ile yazdığı “Son Yolculuk” şiirinde diyor ki;
Bin bir yol olsa da Yollar Birleşir;
Son Yolculuk başlar, dertler depreşir…
Bize kucak açar Tabut, Teneşir;
Bu Yol Yolun sonu, gidenler dönmez!…
Evet Ahmet Asma’yı kaybettik.
Hayatın gerçeklerini kavramış, bir Halk ozanı ve Filozoftu kendisi.
Değerli büyüğümüzü son yolculuğuna sevenleri ile uğurladık.
Nezaketi, Zarafeti ile Ahmet Asma gönüllerde yaşayacak.
Yazmayı, Şiiri seven sevdiren nadir isimlerdendi.

Geçirdiği ağır rahatsızlığa karşın, hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadı.

Durmadan hep proje üretiyordu.
Yaşama sevinci dolu idi.
Her zaman Pozitif, hep ileriyi düşünen bir kişiliğe sahipti.
Almaktan ziyade, Vermeyi ilke edinmişti hayatta.
Eğitimci kişiliğini hayata hep böyle yansıtmış, mütevaziliği ile de örnek olmuştu.
Daha bir güne bir gün sızlandığını, içinde bulunduğu koşuldan rahatsızlık ifade ettiğini duymadım.
Son derece titizdi.
Kelimelerle oynamayı severdi.
Bir şiirindeki bir kelime kafasına yatmazsa onun layığını bulmak için gecesini gündüzüne katar, günlerce bir kelime için uğraş verirdi.

Olaylardan, insanlardan çabuk esinleniyor, elinden kalemi, kağıdı bir an olsun bırakmıyordu.

Erciyes Üniversitesi Marşını kaleme aldı.
Kızılay’a, Melikgazi Hastanesine şiirler yazdı.
İnsanlara karşı vefalı idi.
Kendisine en küçük bir yardımda bulunan insanlara karşı çok lütüfkardı.
Sevgi Bahçesi ve Anadolu’nun Sesi şiir kitaplarında çok geniş bir perspektife ulaştı.
Bir çok kişinin kalem oynatamayacağı konularda, alabildiğince zengin bir öngörü ile nefis eserler geride bıraktı.
İçi Vatan sevgisi ile, Bayrak Aşkı ile dolu dolu idi.
Sevgi Bahçesi adlı eserini ithaf ettiği Canım Annem ve Babama kitabında diyor ki;
Ana-Baba hakkı, bitmez tükenmez;
İTHAF’la borcumu ödeyim dedim.
Nedense her evlat bu hakkı bilmez;
“Vefasız evladı nideyim” dedim…
Size söz vermiştim, bir kitap yazdım;
“Uyuyan evlatlar uyansın” dedim;
Borcu ödemekte belki geç kaldım;
“Okuyan Düşünsün, ders alsın!” dedim.

Asma İthaf’ta “Sizlere bir nefes kadar yakın olduğumu unutmuyorum…” diyordu.

Şimdi sevdiklerinin yanında.
Sevgi Üstüne şiirinde merhum,
Gönül bahçemizde çiçeksin, dalsın;
Bu bahçede sensiz durulmaz SEVGİ…
Boş gönüller senden payını alsın,
Sensiz, “DOST BAĞINA” girilmez SEVGİ.
Diyerek, hayattaki en önemli düsturlarından birisi olan İnsan sevgisine de vurgu yapıyordu.
1936 Yılında başlayan 2010 Yılı itibari ile sonlanan dolu dolu bir hayat.
Yetiştirilen yüzlerce öğrenci.
Kaleme dökülen, Duygulara  Tercümanlık, gençlere rehberlik eden, gönülleri ferahlatan birlerce şiir.
Bir o kadar kaleme alınmış makale ve nesir türünde eser.
Mimar Sinan’ı tanıtmak için çırpınan bir yürek.
Evet Değerli hocamız gönüllerde yaşayacak, yaşatılacak.
Eserleri ile anılacak.
Ölüm gerçeğini hayattan hiçbir zaman ayrı tutmadığı Asma.
Biliyordu ki ebedi saadet orada.
İnançlı ve itikat sahibi idi.
Nitekim Ölümlü Dünya adlı eserinin bir dörtlüğünde de
ALLAH’ın emrine her kul baş eğer,
Dünya aldatıcı, bomboşmuş meğer…
ALLAH inancımız Dünya’ya değer;
Herkes bu Dünya’ya dalmasa keşke!
Hayatı, hayatın gerçeklerini, insan ilişkilerini, Dini ve Milli bütün olmazsa olmazları bile, hayatı boyunca bunları başta öğrencileri olmak üzere çevresindeki herkese aşılayan, örnek bir Ailesi reisi, değerli bir insanı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Ancak şunu ısrarla ve inatla, inançla vurgulamak lazım gelir ki sayın Asma, 74 Yıllık hayatında unutulmaz işler, kalıcı eserler bırakarak gelip geçti hayatımızdan.
Allah gani gani rahmet eylesin.
Bütün sevenlerine ve yakınlarına sabırlar, kendisine yüce mevla’dan rahmet diliyorum.
O’na veda’mız yine kendi şiiri olacak.
Son Yolculuk’tan bir dörtlükle olacak yine.
Gönüller Ağlıyor, Gözler ağlıyor;
İlahi Emirler bizi bağlıyor.
Ölümün Ateşi yürek dağlıyor;

“Ölüm Olmasaydı” denmiyor, denmez!…

Reklamlar