>

Eğer hadise komplo ise ki pek çok çevre ve Sayın Baykal öyle söylüyor, Deniz Bey’in istifa etmemesi 
gerekirdi!
Neden mi?
Komplocular yani kaseti servis edenler ödüllendirildi de ondan!
Açıkcası bu açıdan bakınca biz istifa kararını çok doğru bulmadık!
Ancak hadisenin Deniz Bey açısından kuşkusuz farklı cepheleri var!
Şuyuu  vukuundan beter diye istifa!Bir şeyin şuyuu vukuundan beterdir özdeyişinden hareketle olsa gerek, Deniz Bey ince eleyip sık dokumuş ve bu karara varmıştır.
Açıkcası bu karar, koltuk ya da  makam uğruna yavşamayan Deniz Bey’in gerçekten de adam gibi adam olduğunu bir kere daha tescillemiştir.
Peki bundan sonra ne mi olur?
Göreceksiniz çok şey olacak!
Tamam CHP Baykal gibi bir büyük karizmayı yitirmesine yitirmiştir lakin aynı zamanda toplumun takdir merkezine oturmuştur. Dolayısı ile Deniz Bey’in meydan okumayı çağrıştıran istifası sonrasında CHP’nin rüzgar alması bile ihtimal 
dahilindedir.
Gelelim Baykal sonrasında kaos olma ihtimaline?
Deniz Bey eğer küser çekilirse kaos kesindir, dolayısı ile Sayın Baykal kendisine ve ülkeye komplo kuranlardan rövanşı almak için bu kritik süreçte mutlaka yönlendirici olmalıdır ki bu onun tarihsel  ödevidir.
Komplo kimin eseri?Ve komplonun ardındaki sinsi merkez?
Açın Pazar günkü yazıma bakın, bu satırların yazarı kurulan bu pusunun önem derecesine göre birinci şüpheli olarak AKP derin merkezini göstermişti ki olayın mağduru Sayın Baykal da bizim bu tahminimizi dün doğrulamıştır.
Evet bu rezil tezgah Deniz Bey’e göre de iktidarı elinde tutanlar tarafından yapılmıştır zira olanların iktidar gücünü kullanılmaksızın teknik olarak olabilirliği mümkün değildir!
Ama Tayyip Bey, şurekası ve yandaş basın öyle bir görüntü vermedi mi 
diyeceksiniz?
E pes yani!
Tezgahı yapan oh olsun demeyecekti herhalde!
Üzüntü bildirme görüntüleri, komplocu olmama ve bu ithamla  hedef gösterilmeme hesabına yani kamuflaja matuftu!
Bizim AKP’den kuşkulanmamızın en temel gerekçesi, bu güruhun Anayasa değişiklikleri bağlamında referandumu kesin kazanacakları yönünde verdiği görüntülerdi. Demek ki TBMM’deki oylama sonrasında vizyona koyacakları böyle bir tezgahları mevcuttu ve bunun da halktan tepki göreceğini ve de referandumdan oy olarak kendilerine döneceğini hesapladılar.
Yaralı Baykal’la referandum!
Zamanlama ortada, Anayasa değişikliğinin son oylamasının yapıldığı gece kaset servis edildi!
Ancak tezgahı kuranlar bir konuda yanıldı, yani Baykal’ın istifasını hiç hesaba katmadılar zira onlar Deniz Bey’i kendileri gibi değerlendirdiler. Yaralı Baykal ile referandumu alırız hesabını yaptılar!
Ama göreceksiniz bu iş bumerang misali geri tepecek ve bu tezgah yakın ve orta vadede AKP’yi vuracaktır.
Öyle, çünkü Deniz Baykal gibi bir siyaset devi bir kaset operasyonu ile siyasetten çekiliyorsa, bundan böyle artık hiç kimse bazı şeylerin üstüne yatamaz ve bazı şeyleri görmezden gelemez!
Göreceksiniz Baykal’ın çekilişi bu anlamda Türkiye için milat olacak ve istifa diye bir müessesenin var olduğunu herkese belletecektir!
Baykal’ın oluşturduğu içtihat!
Yarın öbür gün Tayyip Bey ya da arkadaşları için çıkarılacak bir kaset durumunda kıvırma imkanı artık kalmamıştır zira Deniz Bey istifa etmekle bu noktada siyasi bir içtihatı oluşturmuş  oluyor!
Son bir ayrıntı:
Göreceksiniz varlıkları AKP ve Erdoğan’la kaim olan yandaş medya ve besleme yazarları Deniz Bey’in  kaset olayı ile alakalı olarak iktidarı suçlayan sözlerini eleştireceklerdir. Bu onların görevi ama biz Deniz Bey’in bu hükme duygusal sebeplerle varmadığı kanaatindeyiz. Baykal gibi iyi bir siyasetçi ve kaliteli bir hukukçu  Genel Başkanlığı bırakırken iddialı bir biçimde birilerini hedef göstermiş ise, kanaati ve hükmü kesin demektir.. Öyle ya Deniz Bey kişisel bir sorunu olmayan AKP’liler yerine Sarıgül’ü hedefe oturtabilir ya da malum cemaata dikkat çekebilirdi. Deniz Bey bunu yapmadı, tersine cemaatin bu işin içinde olmadığını özellikle vurguladı ki o vurgu çok şeyi anlatıyor.