Kıymetli Hemşehrilerim, Kerem ile Aslı Hikayesinin Kayseri ile ilgisini öğrenirlerse çok mutlu olacağım. Çünkü, Kerem ile Aslı, Kayseri topraklarında, Erciyes dağının eteklerinde yatıyor.
Kerem ile Aslı Hikayesinin baş kahramanı olan Aşık Kerem’in 16. Yüzyılda yaşadığı kabul edilmektedir.
İsfahan Beyinin oğlu olan Kerem, Keşiş’in kızı Aslı’ya sevdalanmıştır. Aralarındaki din farkı yüzünden bir türlü birbirlerine kavuşamazlar. Keşiş, Aslı’yı Azerbaycan’dan Anadolu’ya kaçırır. Sırasıyla Hoy, Suşi, Gence, Revan, Acuz, Çıldır, Şerki, Kelbe gibi yerleri geçip Oltu, Narman, Beyazıt ve Bayat’a, oradan da Van’a ulaşırlar. Anadolu’nun birçok şehir, kasaba ve köyünde bu takip devam ederken Keşiş, Kayseri’ye getirir Aslı’yı. Kerem de en yakın arkadaşı Sofu ile Kayseri’ye gelir. Birçok hadiseden sonra Kayseri Beyi, Kerem’in İsfahan Hanının oğlu olduğunu anlar ve bir zamanlar hizmetinde bulunduğu İsfahan hanına hürmeti vardır ve Kerem’e yardımcı olmaya karar verir. Keşişe kızını Kerem’e vermesi gerektiğini söyleyen Kayseri Beyi, kırk gün kırk gece düğün yapılmasını emreder. Keşiş, kızının Kerem’le evlenmemesi için Aslı’ya sihirli bir gelinlik diker. Kerem, elbiselerinin düğmelerini çözmeye çalıştıkça düğmeler yeniden kapanır. Nihayet Kerem’in ağzından çıkan bir “ah” sonra da bir ateş çıkar ve Kerem, yanar tutuşur. Kayseri Beyi, yaptığı sorgulamadan sonra Keşiş’i öldürtür. Aslı, kırk gün Kerem’in külleri başında bekler. Saçlarını süpürge edip külleri silerken küllerin içinden çıkan bir ateşle saçından tutuşur ve Aslı da yanar, kül olur.
Kerem’in en yakın arkadaşı Sofu, Kerem ile Aslı’nın küllerini Erciyes dağında bir yere gömer. Kayseri Beyi, Sofu’yu Erciyes dağının eteklerinde külleri gömdüğü yerde bulur, onu şehre getirip sonra da Kayseri’de evlendirir.
Hikayede Kerem’in Aslı’nın dizine yatıp Aslı’nın anasına bütün dişlerini çektirdiği mekan yine Kayseri’dir.
Aşık Kerem’in Kayseri üzerindeki etkisi özellikle Kayseri musikisinde “Kerem” adı verilen içli bir Türk Halk Müziği tavrı ile devam etmektedir.
Kayserili şair Mustafa Necati Karaer, Aşık Kerem’in efsanevi hayatını “Kerem ile Aslı” isimli manzum hikayede ele almıştır.
Kayseri ağzında “Kerem gibi yanmak”, “Kerem’in arpa tarlasına dönmek” gibi deyimlerin bulunuşu da Aşık Kerem’den kalan hatıralar olarak kabul edilir.
Kerem’in şiirlerinde mekan olarak Kayseri geçtiği gibi Kayseri’de yaşadığı olayları anlattığı şiirleri de vardır. Kayseri yakınlarında bir çobanla karşılaşan Kerem, ondan Aslıhan’ı sorar. Şiir şöyledir:

Eğlen çoban eğlen, haber sorayım

Aslıhan’ım Kayseri’ye vardı mı?

Mecnun oldum bari bir kez göreyim

Aslıhan’ım Kayseri’ye vardı mı?

Söyle çoban söyle âhım tutası

Ahirette yar koynuma yatası

Aslı bir Ermeni, kafir atası

Aslıhan’ım Kayseri’ye vardı mı?

Karadır kaşları gözü sürmeli

Keten gömlek giyer göğsü sürmeli

Güzeller içinde onu övmeli

Aslıhan’ım Kayseri’ye vardı mı?

Dertli Kerem ister Hak’tan yardımı

Mevlam bir kuluna verme derdimi

Aslı göçtü, viran koydu yurdumu

Aslıhan’ım Kayseri’ye vardı mı?