Anayasanın ilk üç maddesi Türk Milleti için hayatidir. Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen bu üç maddenin insanlara niçin rahatsızlık verdiğini anlamaya çalışıyorum. Biz niye bu kadar memnunuz da bazıları neden rahatsız? Öyleyse bu üç maddeyi bir hatırlayalım:

Madde 1– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 2– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde 3– Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır.

Şimdi Yüksek Ökçelerin hazırladığı anayasada sadece birinci madde olacakmış. Yani cumhuriyete yeşil ışık yakmışlar.

Madde 2 ve 3’te bakın neleri derdest edip çöpe atıyorlar.

İnsan hakları

Atatürk Milliyetçiliği

Demokrasi

Laiklik

Hukuk Devleti

Ülkesiyle, milletiyle bölünmez bütünlük

Resmi dilin Türkçe oluşu

Ay yıldızlı al bayrağın bayrağımız oluşu

İstiklal Marşının milli marşımız oluşu

Başkentimizin Ankara oluşu

***

İlk üç maddenin özü bunlara dayanıyor. Anladığım kadarıyla Yüksek Ökçeler, “ülkesiyle, milletiyle bölünmez bütünlük” ve “resmi dilin Türkçe oluşu” gibi konulara ağırlıklı olarak yüklenmek istiyorlar. Hatta açıkça Anadolu’nun güneyinde bağımsızlığa yakın bir özerklik hayal etmişler. Dedelerinin malından bir dirhem bağışlamazlar ama ülke topraklarından özerk bölge, özerk yapı çıkarmışlar. Üniter devlet modelini de çöpe atmışlar.

O yüzden, yukarıdaki minval üzere aksesuarları da tamamlıyorlar. Bu özerk devletin (!), dili, bayrağı, marşı, başkenti de olacaktır haliyle. Yüksek ökçeler, ciddi miktarda bağış yapmışlar vatan topraklarından ve Türk Milletinin anayasasından.

Aslında Yüksek Ökçelere birileri bu vazifeyi verdi biliyor musunuz? Onlar da öyle şappadak atladılar konunun üzerine ve bolca aferin alacaklar. Bakın biz yapınca hedef oluyoruz, bizim namımıza siz çıkın ortaya, hepinize ulufelerinizi dağıtırız, merak etmeyin demişler. Bu zavallılar da böylece arz-ı endam ediyorlar milletin huzurunda. Milletin gözüne baktıkları yok, merak etmeyin, sadece yere bakıp kaldırım taşlarını sayıyorlar.

***

Bu üç madde Cumhuriyet temel ilkeleri ile ilgilidir.

Yukarıdaki kavramları ortaya atıp Cumhuriyetin temel ilkeleri ile kavga edecekseniz, bunu açıkça ortaya koyun.

Deyin ki açık yüreklilikle, biz Atatürk’e ve Atatürk Milliyetçiliğine karşıyız.

Biz laiklik ilkesine karşıyız.

Biz ülkenin bölünmez bütünlüğüne karşıyız.

Vs.

Bütün bunları söyleyemeyip anayasa üzerinden tüfek atmak da böyle oluyor demek ki…

Bir zat, bakın nasıl bir zihniyeti dillendiriyor:

-Siz, Türkiye’nin sınırlarını ilahi vahiy ile mi kurdunuz? Bakın Ortadoğu’da neler oluyor. Orada sınırlar değişebiliyorsa, Türkiye’de de sınırlar değişebilir.

Elbette değişebilir sınırlar, lakin onu değiştirecek güç askeri güçtür, bunu anayasayı kullanarak yapmaya kalkarsanız, bunun adı başka bir şey olur.

Türk insanını bu kadar ahmak ve aptal yerine koymaya çalışan ve her gün TV kanallarında aydın olarak takdim edilen bu güruh, maalesef ki, niyetini artık açıkça beyan etmektedir. Türk İnsanı, dizilerin peşinde koştuğu için bu insanları tanıma fırsatı bulamıyor. Bizim insanımız, anayasa değişikliği dahil, birçok konuya ciddi bir eğilim göstermiyor. O yüzden onlara büyük bir fırsat alanı çıkıyor. Uyuyan dev, uyuduğu sürece, yangından mal kaçırmaya devam edecekler.

İş işten geçecek ey halkım, çok yorgunsun biliyorum ama hiç olmazsa parmağını kaldır ve anayasanın ilk üç maddesi değişemez diye haykır.